Sevgi~Sözleri

Ask Siirleri2


SEVGİSİNİN BEDELİ AĞIR OLAN aşkLAR Bana beyaz gülün dikenine kalbini dayayan bülbülden bahset.. Bülbülden anlat… Gülden konuş… Bilmiyorsan sus.. Siyah gözlerine feda olsun diyerek, hayatım üzerine inşaa ettiğim zindanlarım varken… Sen bana aşka mahkum olmaktan bahset… Bana sevdikçe özgürleşmenin tadını anlat… O’ndan sonra lal olmuşya dilim,sen gözlerime bakta konuş… Aşk bir arı kovanına çokmak sokmaksa…bal tadını alamayan aşk dair konuşamaz…sus…
Vaatlerim olmaz benim… İtaattim olur ancak, sadakatim olur. Ne oy pusulasında yerim vardır, ne de amblemim. Seçilmeyi bekliyorum. Ne baraj meselem var ne korkum. Neler yapacağıma dair bir listem yok elimde. Meydanlarda görünmem. Tenhalardır benim yerim, kalabalıklarda bile… Ne meydan meydan dolaşır, ne nutuk çekerim. Çünkü beni bir kişi seçecek. Ne yapılacak barajlar, ne kurulacak fabrikalar ilgi alanımda değil. Kimseye para falan da dağıtacak değilim
Para Bazen kara Ve Onulmaz bir yara… Bir yara ki neleri nelerden ayırmaz Bir yara ki neleri nelere kavuşturmaz Bazen hiç alım gücü yokken, bazen çok şeyi satın alır Armudun iyisini bile seçme şansın vardır. Adayların iyi olmayanı dahi Ne kat veririm, ne yat Ne iş ne de aş imkânım var İşsizlik, pahalılık nasıl aşılır bu dünyada, dünyanın hali böyleyken İnsanın hali böyleyken Halimiz böyleyken…
Ama yine de seçilmeyi bekliyorum. Biliyorum seçmen kartına sahip olmak şart değil beni seçmen için İtiraz etseler dahi oyun geçerlidir hep, iptal edemezler Sandığa gitmene bile lüzum yok Elindeki sevgi mührünü, gönül pusulama vurman yeterli… Ve Tek başına iktidar… Sadece bir tercih… Belki yıllar sürecek bir kabinenin kuruluşu… Sayısı artacak bir kabinenin.. Hadi vakit geçirmeden, resmi olmayan bir engele takılmadan yap tercihini… Konvoya lüzum yok, şatafa lüzum yok Ne seçim bildirgesi, ne beyanname, ne de bir mukavele gerekmiyor. Sözler veremem şunlar olacak diye Hatta duygu istismarı yaparak en çok ben seviyorum da diyemem Yatları, katlarım yok demiştim Vaatlerim yok. Sadece sevgi mührünü gönül pusulama vurman yeterli Çizgileri aşmadan… Yoksa aklım taşan kısımda kalır Aklın taşan kısımda kalır Bu seçim tereddüt kaldırmaz
SENİ BULDUĞUM ANDA BEN KENDİMİ KAYBETTİM MANTIĞI ARARKEN YÜREĞİME YENİLDİM SEVGİM DERYA OLDU ÇAĞLAYAN GİBİ AKTI DELİCE YÜREĞİM BİR VOLKAN GİBİ YANDI DURDU SESSİZCE SENİ GÖRMEDEN SESİNİ DUYMADAN SANA DOKUNAMADAN SEVDİM SENİ BİÇARE NE SINIR ÇİZEBİLDİM KENDİME NE SÖZ GEÇİREBİLDİM YÜREĞİME YILLARCA KENDİMDEN HABERSİZ YAŞADIM DURDUM YAŞAMIN OLDUĞUNU SENİ TANIYINCA ANLADIM ANLADIM Kİ SEVMEK KUTSALMIŞ ANLADIM Kİ YAŞANABİLECEK BİR HAYAT VARMIŞ SEVGİLİ KELİMESİ BİLE BANA BU KADAR YABANCIYKEN CAN OLMUŞ BENİ BEN DE BULMUŞ KENDİNDE KAYBETMİŞ YİTİRDİKLERİMİN ÇIKILMAZ ADRESİ GELECEĞİMİN ERİŞİLEMİYECEK SEVGİLİSİ NE YAPAYIM SÖYLE BANA GEL DİYORSUN ELİNİ UZATIYORSUN BENİ BU KADAR YÜKLE TAŞIYABİLECEKMİSİN YÜREĞİMİN GÖTÜRDÜĞÜ YERDE BENİ BULABİLECEKMİSİN YOKSA EN KÜÇÜK BİR RÜZGARA KAPILIP BENİ BENLE BIRAKIP SESİZLİKTE Mİ KAYBOLACAKSIN ŞUNU UNUTMA Kİ BENİ SEVMEK YÜREK İSTER BENİ TAŞIYABİLMEK CESARET BENİ YAŞAYABİLMEK MAHARET İSTER ÇOK ZOR OLDUĞUMU BİLİYORUM BU ZORLUĞA GÖĞÜS GERECEK EMEK İSTER EVET SEVGİLİ BENİ YÜREĞİNDE TAŞIYIP BAĞRINA BASACAKSAN GÖNÜL KAPIMI AÇTIM ONA GİRMEK SENİN ELİNDE YA SONA KADAR YANIMDA OL BENİ SAR SARMALA YADA HİÇBİRŞEY SÖYLEMEDEN BİR DAHA KARŞIMA ÇIKMA HERGÜN SENİN ÖZLEMİNİ ÇEKİP YAŞAMAKTANSA CANIM YANAR BİR KERE DE ÖLÜR YÜREĞİM YAŞAMAK BANA HARAM OLUR SENSİZLİKSE MEZARIM…
uçsuz bır deryadaym kollarımda sen kollarında ben varım sımsıkı sar bedenimi bıraksan nefesinde uçarım çalkalanıp duran dalgalarda yine sana coşarım bırakma tut ellerimi yanlızlıktan korkarım yeter kafi gelir bana sensizlikten kaçarım yazarım satırlar dertlerimi açarım sensizlik deryasında kendimdende kaçarım ….
Gözlerinde buldum aşkı, sevgiyi Hakettin dünyalar kadar övgüyü Seninleyken sildim attım kaygıyı Kalbimde ince bir yolsun sevgilim Sen gönül bahçemin nadide gülü Sevda sarayının nazlı sümbülü Bir gül bile ağlatırken bülbülü Sensiz tüm çiçekler solsun sevgilim Sen ki tüm kırmızılardan daha al Gönül ağacımda büyüyen bir dal Yüreğimin denizinde bir sandal Ruhuma uzanan kolsun sevgilim Karanlık gecemde duam hep sana Aşkın şarabından iç kana kana Gam, keder hiç uğramasın yanına Hayatın sevgiyle dolsun sevgilim
ASKER SEVGİLİM bazen kendimi bir kuşa benzetiyorum özgürüm,uçuyorum,seni arıyorum her yerde ama bir yanım tutsak sana,senin aşkına belki uçuyorum şu anda ama seni arıyorum her yerde,tutsaklığımı arıyorum seni mecnun’un leylayı aradığı gibi arıyorum ama bulamıyorum bulamasamda arıyorum seni seviyorum,seni bekliyorum kalbimin atışlarını dinliyorum seni düşünürken bu yürek yorgun dinlensin biraz senin kollorında huzur bulsun senin kokunu çeksin içine kokunla birlikte rahatlasın bu yürek seni istiyor bu yürek seninle olan herşeyi istiyor senin gözlerini özledim bana sevgiyle,aşkla bakan o gözlerini ellerini özledim bana dokunamayışını tenini özledim o güzel kokunu içime çekercesini varlığını özledim varoluşuna dua ederek herşeyi özledim asker sevgilim SENİNLE OLAN HERŞEYİ
ya bırakıp gidersen bir mum ışığı gibi sevgim ürkek ve titrek yanıyorum için,için.. eriyerek ya bırakıp gidersen beni nasıl dayanır bu yürek bittiği gün ışığım istiyorum yanlız seninle karanlığa gömülmek
Aldanmak ateşe dökmüşsün gözyaşlarını çiçek açacak mı sandın taş kalbin üstüne uzun mu uzun bir aşk hikayesi yazmışsın yıllar silemez ve o unutmaz mı sandın bin iyilikten sonra bir kötülüğünü görmeyecekler mi sandın küçük bir kalbin üstüne dağlar yüklemişsin umudunu bağladığın taşlara karlar yağmaz mı sandın her şeyi var edeni bile terk etmişse insanlar senin dost kanunlarını çiğnemezler mi sandın vefa, gark olmuşken dipsiz denizlere onu birkaç yeminde bulacan mı sandın her insan biraz katildir sırtındaki hançer darbelerinden ve kalbindeki derin yaralardan anlamaz mısın çölde serap olmuş hayatın susuzluk çeken aklın aldanmaz mı sandın bir musalla taşında son bulduğunda ömrü hayatın o görmezden geldiğin Rabbin hesap sormayacak mı sandın ve o yalan sevdalarda tükettiğin aşkın nar-ı ateşte yakmaz mı sandın ah insan andan doğma aldandın…
Belki de her şeyi unuturcasına Bir şans daha vermek istiyorum hayata Belki de her şeyi unuturcasına Denizin mavi gündüzün aydınlık olduğunu Görebilir miyim bir daha acaba Gökkuşağı olsun benim renklerim Sarı, mavi, yeşil, belki de tozpembe Siyah olmasın sadece Karamsarlığı istemiyorum bedenimde Hayata son bir şans veriyorum. Artık gözyaşı dökmek istemiyorum
Oysa Sana Güvenmiştim Sen beni aptal mı sandın Yalanı yutar mı sandın Yazık be dostum aldandın Oysa sana güvenmiştim Bir dostum var sanıyordum Kardeş gibi biliyordum Demek ki kandırıyordun Vay be sana güvenmiştim Bunu senden ummuyordum Yalan söylemez diyordum Başıma taş yapıyordum Vay be sana güvenmiştim Bir yalan la ezdin beni Bir yalana sattın beni Dostluga küstürdün beni Oysa sana güvenmiştim Çok güvendim dostum sana Neden yaptın bunu bana Söyle neden susmasana Vay be sana güvenmiştim.
Dost der bana neylersin, biçare seyreylersin Dost der bana neylersin, biçare seyreylersin Dedim derde lokman sen, bizim Yunus der misin? Dost der bana derdin ne? Bu yolda avaresin Dedim eşik yatan ben, bizim Yunus der misin? Dost der bana eğrisin, özde doğruluk gerek Bu yollar çilehane pişmeye yürek gerek Verip tatlı canını, ölmeden ölmek gerek Dedim odun çeken ben, bizim Yunus der misin? Dost der bana yanarsın, aşk elinde kanarsın Aşkın tadı zehirden, aşlarımı banarsın Bülbül olup seherde, virdin edip anarsın Dedim Taptuk Emre sen, bizim Yunus der misin? Dost der bana kaçarsın, ilden ile gezersin Duyan olmaz feryadın, yelden yele tozarsın Çıban olur yaraların, nefs’elinde azarsın Dedim mehlem çalan sen, bizim Yunus der misin? Dost der bana aşk benim, gel ver ona varını Ya hüllatü ya kefen, attım gönlün zarını Yoluna kurban bu can, tatsın aşk narını Dedim divan duran ben, bizim Yunus der misin? Dost der bana sen kimsin, burada ne konarsın Bura hiçlik kapısı, aşk elinde solarsın Narında kebap yürek, içli içli kokarsın Dedim sırlıses ben, bizim Yunus der misin?
Gece gündüz ah eyleyip ağlarım Akıyor göz çeşmem Ben yine çağlarım Gittiğinden beri bu hep böyle Her an seni düşünüyorum Benden sonra iyisindir umarım Hep mutlu ol istiyorum İster benli ister bensiz Ben olmasam da mutlu olabilirsin Ama ben mutlu olamam Mutluluk kaynağım yok artık yanımda Yalnız kaldım yine Kapılmışım yine umutsuzluğa Ne yaparsam yapayım mutlu olamıyorum…
Dokunsaydın Gülümserken bile sen Anlardım durgunluğunu Kimseler çözemezken Ben bildim binyıllık hüznünü Dokunsaydın parmak uçlarınla yüzüme Kaçarken yağmurdan eve,duraklasaydın Sadece okumak değil yaşasaydın sevdiğin romanı Meydan okusaydın kabüllenemediğin yalnızlığına Ben unutalım derdim artık büyüdüğümüzü Tek çare bir çocuk gibi bakmak Yaşlanmış,kokuşmuş,çarpık dünyaya O zaman mavi daha mavi,sevmek onurlu tertemiz En iyi arkadaşım sen olurdun ve en sevdiğim Hiç yorulmazdım oynarken saklambaç,ipatlama topaç Hatta acıktığımı bile gizlerdim senden ayrılmamak için Üzülmen gerekirse birşeye ben ağlardım senin yerine Kırdıysak bir camı,ben yaptım derdim Oynarken kartopunu atarmış gibi yapardım Kovalarken bir köpek seni kahramanca savaşırdım Üşüyorsa ellerin,eldiveni sen giy derdim Hiç düşünmez bütün bayram harçlığımı yollarına dökerdim Sana yirmidört ayar sevgimle sahte bir bilezik alırdım Öğrendiysem annemden bir masalı yalnız sana anlatırdım Seni güldürmek için yüzümü palyaço gibi boyardım Dokunsaydın parmak uçlarınla yüzüme dokunmadınki En büyük korkum sizin mahalleden taşınmak olurdu Oynarken yakalamaç sonsuzluğa koşmak isterdim Anlatırdım birgün büyüsemde kalbimin çocuk kalacağını Bilmesemde aşkın anlamını sana delice sevmeyi anlatırdım Uçurtmamın üzerine ismini yazar göklere salardım Dokunsaydın parmak uçlarınla yüzüme dokunmadınki Yapardım ederdim diyorum ya aslında ben hepsini yaşadım.
Zamanın Gül Uçlu Hançeri Sürüklendi ruhum Zamanın içinden akan tozlu patikalarda. Yüzyıllarca sönmedi gözlerinle başlattığın gönül ateşi. Şu isyankar ruhumun tek eşi olduğunu sakın bilme! Bilme amansız bekleyişimi! Hatırla! Ne olur hatırla sevgilim! Sadece bir an, Sen de benim yandığım kadar yan! Bendim Zamanı acıtan taşlara aşkını mühürleyen. Ağlayan kayaların yosun tutan yüzünde dokun göğsüme! Kalp atışlarımdan anla Yüzyılların silemediği izlerden tanı beni! Zamansız Amansız Mevsimsiz Bir aşkın ters açan siyah lalesi Koy başını omzuma! Yaksın bedenimi Gamzende alevlenen aşk halesi. Bastır gamzene şiirimin en kanayan yerini! Düşeyim gözlerinden kafiyelerin uçurumuna. Zamanın gül uçlu hançeri deldi bedenimi Yine de kanaya kanaya Bekledim seni Zamanın patikalara açılan kollarında. Damarlarımda ölümcül bir zehir Susmaktan ölüme kesmiş bir şiir Şimdi kirpiklerin sarsın Sensiz kızıl kıyamet gecemin kubbesini. Sende kalsın şiirim Böl, hece hece! Bırak avuçlarıma, Kirpiğinin nihavent kuplesini! Senin olsun Harflerine ayırdığın kainat! Bak gözlerime, O yarayı yeniden kanat!
Aşk Ateşlerde Büyür ne çok hevesliyiz büyük heyecanla dökülen sözcükleri toprağa vermeye siyahı soluk geceler eşliğinde oysa toprakta üşür sevda ben sustukça sustu isyanlar içimde renkli balonlar yağdı gökkuşağından göremedim çocukluğum düştü aklıma hissedemedim eğildi mağrur başım zaman seccadesine ya ben çok erkendim sevmeye ya sen hazırdın terketmeye doğanın sesini okşadım sessizliğimle gitme demek gelmedi içimden git
 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=